Aizanoi

Kategori: Eşya Tarihi | 0

Pausanias’ta geçen kurucu Azan’ın, bir su perisi olan Erato ile Yunanistan’daki Arkadya bölgesinin kralı Arkas’ın oğlu olması ise suyun yanına kurulan Aizanoi’a hoş bir göndermedir. Kentin efsanevi kuruluşunda anlaşılan suyun önemi büyüktür; bir su perisinin oğlu olan Azan kurmuştur Aizanoi’u ve belki de sırf bu yüzden su kenarını seçmiştir, kim bilir…Kütahyalı olduğu düşünülen Ezop’un   (Aisopos)   masallarına  da Aizanoi  adından  ve  efsanelerinden  uzaklaşarak biraz da arkeolojik verilere göre  tarihi Aizanoi Zeus Tapınağı giren kirpi ve  tilkinin  hikâyesiyle Aizanoi’u anlatmaya başlayarak ezber bozalım. Yerleşimdeki Zeus Tapınağı’nın ilk yönetici -rahibi Euphorbus’un, tapınağa kirpi (eksis) ve tilki (ouanous) kurban edilebileceğini bildirdiği, bu nedenle Aizanoi adının kirpi ve tilki isimlerinin birleşmesinden (eksouanous)   türetildiği   anlatılır.  Sevimli   bir kirpi ile akıllı bir tilkinin adını taşıyan bu hayvan dostu kent Aizanoi, günümüzde Kütahya’nın 48 km güneybatısındaki Çavdarhisar   ilçesindedir.İstanbul’a  yaklaşık  4,  Ankara’ya  3,  İzmir’e  ise 3-3.5 saatlik bir mesafede olup, çok uzağınızda sandığınız ama aslında çok yakınınızdaki sessiz kentlerden biridir. MS 1. yüzyılda yaşamış Strabon’a göre ise (12. 576) Aizanoi, Phrygia Epiktetos’taki Aizanitis’in baş şehri olup, deniz seviyesinden 1085 metre yükseklikte bir plato üzerine ve Rhyndakos Nehri’nin kollarından Penkalas Çayı’nın (Kocaçay) iki yanına konumlandırılmıştır. Yani içinden su geçen ve sırf bu yüzden bile özel olmayı hak eden şehirlerdendir. Yakınındaki mermer ocaklarından alınan mermerlerle anıtsal ölçülerde inşa edilmiş kamusal ve dini yapılara sahip, geçmişinin görkemli ama bir o kadar da yorgun izlerini sessiz, sedasız 21. yüzyıla taşımış bir kent olduğunu da eklemek gerekir bu satırlara…MS 6. yüzyılda yaşamış Byzantionlu Stephanos, Aizanoi adının, Tantalos’un oğlu Aizen’den geldiğini söylemiştir. MS 2. yüzyılda eserini yazmış Pausanias ise (10.32. 3; 8.4.3) kentin Arkas’ın oğlu Azan tarafından kurulduğu bilgisini vermiştir. Pausanias’ta geçen kurucu Azan’ın, bir su perisi olan Erato ile Yunanistan’daki Arkadya bölgesinin kralı Arkas›ın oğlu olması ise suyun yanına kurulan Aizanoi’a hoş bir göndermedir. Kentin  efsanevi  kuruluşunda  anlaşılan  suyun önemi büyüktür; bir su perisinin oğlu olan Azan kurmuştur Aizanoi’u ve belki de sırf bu yüzden su kenarını seçmiştir, kim bilir…ilk kez Orta Paleolitik Döneme yani günümüzden yaklaşık 400.000 yıl öncesine ait olduğu düşünülen taşların tespiti; yerleşimin tarihini hayli erken dönemlere çekmekle birlikte, verilerin detaylı değerlendirilmesinin ardından daha net sonuçlara ulaşılacaktır. Paleolitik Çağdan biraz daha yakın çağlara doğru ilerlendiğinde karşılaşılan bir diğer önemli arkeolojik veri ise Zeus Tapınağı’nın üzerine inşa edildiği tepenin aslında bir höyük olması gerçeğidir. Aizanoilular Roma Döneminde Zeus Tapınağı’nın ve Dor sütunlu avlunun inşası için prehistorik höyüğü, kısmen tahrip etmiştir. Burada yapılan kazılarda Tunç Çağına ait, zemini kerpiç ve çakıldan oluşturulmuş, şevli duvarlara sahip iki mekân tespit edilmiştir. Mekânlar, Roma Dönemi Zeus Tapınağı’nın yekpare mermer sütunları karşısında hayli   mütevazı   kalmakla   birlikte,   Aizanoi’un çok daha erken dönemlerine ait yerleşim izlerini göstermesi bakımından son derece önemlidir. Tespit edilen botanik artıklarının laboratuvarda incelenmesiyle   mekânlar   MÖ   2900   ve   2600 yılları arasına tarihlendirilmiş ve günlük yaşamın dışında, daha merkezi donanıma sahip oldukları önerilmiştir. Aizanoi  adının  daha  fazla  duyulmaya  başladığı ve arkeolojik verilerin giderek arttığı dönem ise Hellenistik’tir. Bu dönemde Aizanoi, Attaloslar ile Bithynia krallıkları arasında sürekli el değiştiren  dini bir yerleşim konumunda olup, ilk kez, I. Attalos,  MÖ  216-213  arasında  zapt  etmiş,  MÖ 197 yılında ise Bithynia Kralı I. Prusias tarafından krallığına  dahil  edilmiştir.  Aradan  9  yıl  geçmiş ve bu sefer Pergamon ile Roma arasında yapılan Apameia Barışı (MÖ 188) ile Aizanoi, yeniden Attaloslar  Krallığı’na  geçmiştir.  MÖ  133  yılında ise Attaloslar’ın öngörülü kralı III. Attalos’un vasiyeti ile Pergamon toprakları Roma’ya verilmiş, doğal olarak Aizanoi’da da Roma hegemonyası başlamıştır. İlk sikkelerini MÖ 133 yılından sonra basan Aizanoi’un kendi sikkelerini darp etmesi ise bir polis konumuna geldiğini gösteren işaretlerden biri  olarak  değerlendirilebilir.  Kamu  binalarının yapımı   ve   kentsel   altyapı   oluşumu   ise   Erken İmparatorluk Döneminde başlamıştır. Aizanoi’un Hellenistik ve Erken Roma Devri yerleşim evrelerine dair buluntulara bakıldığında; 1998 yılında Zeus tapınak alanının güney köşesindeki moloz tabakadan bulunmuş ve şimdi Kütahya Müzesinde sergilenen özenli işlenmiş Hellenistik baş,  Aizanoi’daki  Hellenistik  yaşam  kültürünün kazısı başlatılan   kuzey   nekropoliste   Geç   Hellenistik ve Erken Roma dönemlerine ait çok sayıda buluntunun gelmesi ise Aizanoi’da Geç Hellenistik Döneme ait bilginin artmasını sağlamıştır

Bir Cevap Yazın