Hesap Taşları

Kategori: Eşya Tarihi | 0

MÖ 1. Binyılın Kayıt Sistemi: Basit geometrik formlara sahip küçük nesneler olarak tasvir edilen hesap taşları “token”, Mezopotamya’da başlıca yönetim sistemlerinin gelişimine paralel olarak ortaya çıkmıştır.Kayıt sistemlerinin ortaya çıkışı insanlık tarihinin dönüm noktalarındandır. Bu tür sistemlerin gelişim sürecine ışık tutan buluntular, aynı zamanda insanın tarihsel yolculuğunun haritasının oluşturulmasına büyük katkı sağlar. Basit geometrik formlara sahip küçük nesneler olarak tasvir edilen hesap taşları “token”, Mezopotamya’da başlıca yönetim sistemlerinin gelişimine paralel olarak ortaya çıkmıştır. Hesap taşlarının büyük çoğunluğu kilden yapılmıştır, ayrıca az sayıda taş, zift ve alçıdan yapılma örnekler de bilinmektedir. Ahşap hesap taşlarının da kullanılmış olabileceği varsayımlar arasındadır. 1960’lardan itibaren Pierre Amiet ve Maurice Lambert hesap taşlarının, kil tabletlerin ortaya çıkışının öncesinde bir kayıt veya işaretleme sistemi olarak kullanılmış olabileceği ihtimali üzerinde durmuş ve bu sistemin MÖ 4. yüzyıl sonlarında ilkin piktografik yazının, daha sonra ise çiviyazısının ortaya çıkışına yol açmış olabileceğini savunmuşlardır. Şaşırtıcı biçimde, yazının evriminde rol oynayan hesap taşları, yazının ortaya çıkışıyla MÖ 1. Binyılın Kayıt Sistemi Hesap Taşları kullanımdan kalkmamış, aksine idari yapının bir  bileşeni olarak kullanılmaya devam etmiştir. Bu durum hem arkeolojik buluntular, hem de yazınsalreferanslarla belgelenmiştir.Pek çok buluntu yerinde MÖ 3. binyıla tarihli katmanlarda hesap taşlarına rastlanmıştır. Ayrıca MÖ 3. binyıl sonları ile 2. binyıl başlarına tarihlenen metinlerde token (im-na, ‘kil taş’) ve token saymanlarından (lú-im-na4na, ‘token adam’) söz eden referanslara rastlanmıştır. Doğu Irak’ta, Kerkük’ün güneybatısında bulunan Yorgan Tepe (Nuzi) yerleşmesinde, MÖ 14. yüzyıla tarihlenen ve hesap taşı olarak kullanıldığı açıkça belirgin olan bir kil bulla ortaya çıkarılmıştır. Üzerinde, 48 adet koyun ve keçiden söz eden bir yazıt bulunan bulla ayrıca bu hayvanları temsil ettiği açıkça belirgin olan 48 adet taş ile birlikte bulunmuştur. Yorgan Tepe’deki bu keşif ayrıca, muhasebe ile ilgili doğrudan bilgi veren tek metin olması açısından da önemlidir. Çiviyazısının ortaya çıkışından sonra hesap taşlarının kullanılmaya devam etmesi, bu sistemin sanıldığı gibi kayıt tutma işlemlerinde kil tabletlerden daha avantajlı olması ile ilgili değildir. Yeni ve ‘daha karmaşık’ bir teknolojinin ortaya çıkışı, eski sistemin tamamen yürürlükten kalkması anlamına gelmez. Yeni sistem ortaya konulan sorunların kimi yönleri için daha iyi çözümler sunsa da, bu durum tümü için geçerli değildir. Hesap taşlarının Yakın Doğu’da, henüz yeni başlamakta olan bürokraside önemli bir ihtiyaca cevap verdiği anlaşılmaktadır. Bazı durumlarda hesap taşları gerçekten de yazıdan daha esnek ve kolay bir sistem sunuyor ve bürokratik sürece yararlılık, esneklik ve erişilebilirlik sağlayan bir rol oynuyordu. Hesap taşları, aynı zamanda okuma-yazma bilmeyen veya yarı okur-yazar memurların yerel ekonominin denetlenmesine aktif olarak katılımını sağlayan daha kalıcı kayıt sistemlerinin ortaya çıkışı öncesinde, özellikle geçici bir veri depolama olanağı sunmuştur. Yakın zamana kadar hesap taşlarına dair bulguların Yorgan Tepe’deki keşifle birlikte sona erdiği ve 1. binyılda kullanımdan kalktıkları düşünülmekteydi. Türkiye’nin güneydoğusunda yer alan Ziyaret Tepe’de Akron Üniversitesinden Timothy Matney’nin başkanlığında yürütülen kazılar bu görüşü değiştirdi. Assur İmparatorluğu’nun eyalet başkenti olan Ziyaret Tepe’de ortaya çıkarılan hesap taşları, bu sistemin MÖ 1. binyılda da kullanılmaya devam ettiğini kanıtladı. Ziyaret Tepe kazılarında şimdiye dek yaklaşık 500 adet hesap taşı ortaya çıkarıldı. Ele geçen hesap taşları arasında küresel, dört yüzlü, disk, silindir, koni, eğik koni, öküz derisi ve kare formlu olmak üzere 8 ana form belirlendi. Hesap taşlarının çoğu, Aşağı Şehir’de yer alan bir idari yapı kompleksi içerisinde çöken bir çatının olduğu kısımda bulunmuştur. Hesap taşlarının bu bölgede yoğunlaşması, bu çatının (veya üst katın) hesap taşı sayımının gerçekleştirildiği önemli bir yer olduğunu veya hesap taşlarının çatıya asılan çantalar içerisinde burada muhafaza edildiğini göstermektedir. Yerleşim içerisinde en geniş dağılım gösteren hesap taşı tipleri eğik uçlu, küresel, silindir ve koni formlu olanlardır. Saray yapısı içerisinde, görece az sayıda hesap taşı bulunması, burada daha az yoğunlukta bir kullanım olduğunu yansıtmaktadır. Burada ortaya çıkarılan kalıntılar, geç dönem çukurlarının sebep olduğu kötü korunma koşulları nedeniyle tarihlendirilememektedir. Tamamen kazılmış olan Aşağı Şehir güney sur duvarında yer alan anıtsal şehir kapısı bölgesinde hesap taşına rastlanmamış olması, hesap taşlarının burada kesinlikle kullanılmadığını göstermektedir. Dolayısıyla, bu kapının giriş ve çıkışı kontrol eden askerlerle korunduğu, sayım işlemlerinin ise burada gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Hesap taşları nasıl kullanılıyordu? Hesap taşlarının kullanımına dair en önemli ipuçları aynı yapı kompleksi içerisinde bulunan çiviyazılı metinlerdir. Ziyaret Tepe’de bulunan hesap taşlarının büyük çoğunluğu tahıl ticareti ile ilgilidir; merkezden uzak çiftliklerden alınan arpaya ait tahsilat makbuzları, ödünç alınan arpa ve yiyecek paylarına ait ödemeler gibi… Yapı kompleksi içerisinde bulunan çok sayıda pithos bu fikri doğrular niteliktedir. Yönetimin, tahıl ticareti dışında, haremden, İştar Tapınağı’na ve orduya kadar çok çeşitli yetki alanları vardı. Ayrıca metal, ahşap, yün, tekstil ve deri üretimi de yapılıyordu. Yapı içerisinde bulunan bir ördek biçimli taş ağırlık, bu üretim faaliyetlerinin yapıldığını doğrulamaktadır. 30 kg ağırlığındaki bu ördek biçimli ağırlık büyük olasılıkla metal, tekstil, veya zift tartmada kullanılıyordu. Burada ortaya çıkan bir diğer ilginç eser ise, içinden bir ip geçirilerek bir kap veya malzeme paketine etiketlemek amacıyla kasıtlı olarak delinmiş kibrit kutusu boyutundaki bir tablettir.Yorgan Tepe’de bulunan hesap taşlarının hayvanların kaydını tutma amaçlı kullanıldığı kesin olmakla birlikte, elimizdeki veriler ışığında her hesap taşı tipinin içerdiği anlamı kesin olarak tahmin etmemiz mümkün değildir. Bazı hesap taşlarının, hayvanların türünü dikkate almayıp, sadece sayısını gösterdiği öne sürülmüştür. Böyle örneklerde hesap taşlarının içerisine yerleştirildikleri kap üzerine etiketleme yapılarak hayvan türleri birbirinden ayrıştırılıyor olmalıydı. Öne sürülen bir başka teoriye göre her hayvan kategorisi için hayvanın cinsini, yaşını ve cinsiyetini sınıflandıran farklı hesap taşı tipleri vardı. Örneğin yetişkin erkek koyun, yetişkin dişi koyun, genç erkek koyun, genç dişi koyun, vb. gibi ayrıştırmalar yapılabiliyordu. Benzer kategoriler keçi, sığır gibi hayvanlar için de yapılıyordu. Ziyaret Tepe’de ise hesap taşlarının tahıl ticareti ile ilişkili olduğu düşünülmektedir ancak bu varsayımın doğrulanması hesap taşlarına ait sayımların yazılı olduğu bir tabletin keşfiyle mümkün olacaktır. Yorgan Tepe’de ele geçen veriler, çiviyazılı tabletler ile hesap taşı veritabanları arasında bu tür bir ilişkinin olduğunu ortaya koymaktadır. Örneğin; 500 litre tahılı tartacak bir işçi 10 litrelik bir ölçü kullanırken, her 10 litrelik tahılı tarttığında bir hesap taşını kenara ayırabilir. Böylece her seferinde tüm tahılı yeniden saymak yerine, hesap taşlarını sayarak işini kolaylaştırabilir. Benzer senaryolar yağ, yün ve şarap gibi diğer ticaret ürünleri ile ilgili ticari faaliyetler ve mal depolama işlemleri için de düşünülebilir. Coğrafi dağılıma göre, Hatay’daki Tell Tayinat yerleşmesinde 1920 ve 1930’larda yapılan kazılarda ortaya çıkarılan Demir Çağı tabakalarında yaklaşık 1,100 adet hesap taşı bulunmuş ancak o dönemde yayınlanmamıştır.Tell Tayinat’taki hesap taşları form açısından Ziyaret Tepe’de bulunanlarla şaşırtıcı derecede benzerlik gösterir. Ancak Tell Tayinat’ta küresel formlu, Ziyaret Tepe’de ise üçgen formlu hesap taşlarına rastlanmamıştır. Ayrıca Suriye’de 1. binyıla tarihli tabakalarda hesap taşlarına rastlanmıştır. Habur bölgesindeki Tell Sheikh Hamad’da bulunan 300’den fazla hesap taşı bu bölgedeki en sağlam verileri oluşturmaktadır. Tell Halaf ’ta ise daha az sayıda hesap taşı belgelenmiştir. Tell Sabi Abyad’da Orta Assur (geç 2. binyıl) tabakalarında mühür ve çiviyazılı tabletler ile birlikte yaklaşık 80 adet hesap taşı bulunmuştur. Ayrıca Assur’da yer alan Aššur Tapınağı’ndaki bir arşive ait tabletler arasında da hesap taşlarına rastlanmıştır. Hesap taşları okur – yazarlık hakkında bize ne söyleyebilir? Tahılın yüklenmesi ve boşaltılması ve ticari faaliyetlerin kaydının tutulmasıyla yükümlü yardımcıların, çiviyazılı tabletleri yazan yazmanların yanında çalışarak hem aritmetik bilgisi edindikleri, hem de çiviyazısı işaretlerini okumayı öğrendikleri, böylece basit idari notları okumaya ve hatta yazmaya başladıkları varsayılır. Yukarıda bahsi geçen ve yazımı görece kolay olan basit etiketlerin, ticari faaliyetlerin kesinleşmesinden önce kayıt altında tutma amaçlı yazıldıkları düşünülür. Özetle, hesap taşları ticari işlemler sırasında hesap tutmada kullanılan, aynı zamanda örgün eğitim almayan kişilerin de idari sürece katılımına imkan veren basit bir okur-yazarlık bilgisi sağlayan bir sistem oluşturmuştur. Asurlular, çok daha gelişmiş bir kayıt teknolojisi olan çiviyazısını, hesap taşları sistemi ile birleştirerek, daha sofistike bir kayıt sistemi oluşturdular. Taşınabilir ve esnek bir sistem sunan hesap taşları, malların taşınabilir olmasını ve yazıya gerekolmadan hesapların değiştirilip güncellenmesini sağlamıştır.

Bir Cevap Yazın